Miletos Konağımızdan İshak Kalesi ve Erciyes’e bir bakış…

DOĞA İLE TARİHİN KESİŞTİĞİ YERDEYİZ!

Erciyes Dağı’nın beyaz eteklerinin eşlik ettiği Satrapia Hotel, Ortahisar’da bulunmaktadır. Nevşehir-Ürgüp karayolu üzerinde bulunan; Ürgüp’e 5 km uzaklıkta olup, etrafı Kızılçukur Vadisi, Ürgüp Üç Güzeller Peri Bacaları ve muhteşem üzüm bağlarıyla çevrili olan Ortahisar’da Türkiye’nin en büyük Peri Bacası olarak bilinen, 110 metre boyundaki Ortahisar Kalesi bulunmaktadır. Ortahisar Kalesi, Satrapia Hotel’e sadece 232 m. uzaklıktadır. Kalenin eteklerinde Kapadokya’nın karakteristik sivil mimari örnekleri bulunmaktadır ve yıl içerisinde birçok turisti ağırlamaktadır.

Satrapia’ya komşu olan diğer kale ise, tarihi Kapadokya bölgesinin önemli yapılarından biri olan ve eski dönemlerde savunma ile yaşam alanı olarak kullanılan İshak Kalesi’dir.

Bu iki önemli kaleyi birbirine bağlayan bir tünel olduğu ve savaş dönemlerinde haklın bu tünelle ibadethanelerine ve evlerine gittiği bilinmektedir.

Ortahisar vadilerinin yamaçlarına oyulan soğuk hava depolarında yörede yetişen patates ve elma, Akdeniz Bölgesi’nden getirilen portakal ve limon saklanmaktadır. Ortahisar vadilerinde son derece ilginç manastır ve kiliseler bulunmaktadır. Bunlar Sarıca Kilise, Cambazlı Kilise, Tavşanlı Kilise, Balkan Deresi Kiliseler, Hallaç Dere Manastırı’dır.

Kısacası, Karya Konak’tan Miletos Konağı’na uzanan Satrapia Hotel tesisinde eşsiz bir doğa ve tarih, her anınızda size eşlik edecek kadar yakınınızdadır.

Nereye Ne Kadar Yakınız?

  • Ortahisar Kalesi  232 m
  • Kızılçukur  3 km
  • Göreme Açık Hava Müzesi 4 km
  • Ürgüp  5 km
  • Göreme 6 km
  • Uçhisar 8 km
  • Güvercinlik Vadisi  9 km
  • Nevşehir Merkez 13 km
  • Zelve  14 km
  • Çavuşin  16 km
  • Avanos  18 km
  • Kaymaklı Yer Altı Şehri 30 km
  • Nevşehir Havalimanı  35 km
  • Derinkuyu Yer Altı Şehri  41 km
  • Kayseri Havalimanı  70 km

 

Ortahisar Kalesi

Göreme Açık Hava Müzesi

Güvercinlik Vadisi

 

Zelve

Avanos

Derinkuyu Yer Altı Şehri

 

Kapadokya Hakkında

Kapadokya, (Kappadokia) 60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Plotosu’nun sıkışmasıyla Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ, yanardağları faaliyete geçerek, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: «Peribacası»

Kapadokya, başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerini içine alan doğa ve tarihin bütünleştiği Anadolu’nun en özel bölgelerinden biridir.

Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev veya kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.